Sevgili blog,
Hava soğuk mu soğuk. Hayır, güneşli filan, rüzgar desen yaprak kılımdamıyor ama öyle soğuk ki zaten şu aralar ağrıyan dişim dışarda iki nefes alıp verince daha beter ağrımaya başlıyor. Dönem neredeyse bitti, önümüz finaller (ööghh, midem…) ve dediğim gibi hava soğuk.
Kitap desen, canım kaldırıp bi sayfa okumak istemiyor (buna rağmen geçenlerde bi liste yaptım, bi ton okumak istediğim kitap var, kimisi bende de yok üstelik, sipariş listesi çok uzun). Film desen, arasıra gaza geliyorum ama antin kuntin işlerle uğraşırken bi de bakıyorum ki gece yarısı. Daha da ilginç olanı, arasıra ders çalışmak, ders notlarına göz atmak, notlardaki bilmediğim kanji ve kelimeleri taramak filan için de gaza geliyorum, ama araya bi şeyler girince yine fıss.
Öyle bitkin, bezgin takılıyorum. Bu aralar öyle fotoğraf çekmişliğim yok. Yani var da, buraya koymalık bi şeyler yok.
Geçenlerde hem yakın zamanda çektiklerimi arşive atmak için, hem de -canım istedi nedense- bastırmak üzere 3-5 fotoğraf seçmek için arşive göz attım. Kimi fotoğrafları da yeniden düzenledim, ne bileyim, taşıdım bilmem ne.
Sonra, bazı hoşuma giden fotoğraflarımı görünce bunlardan seçkiler yapıp blog’da derlemek istedim. Blog öncesi döneme ait fotoğraflar. Kimilerini eskiden Facebook’ta filan yayınlardım hararetle, sonra toptan kaldırmıştım…
Neyse, bugün yayınlayacaklarım ilk dSLR kameram olan Sony a100′ü henüz yeni aldığım, bu işlerden de pek anlamadığım dönemlere ait. Böyle komposizyon kuralları olsun, lens olsun hiç. Tık yok. Sorsan manuel ayarda kullanıyordum ama gereksiz derecede kısık diyafram mı ararsın, düşük pozlama mı ararsın, karambole çekilmiş gibiler. İşte bazılarını daha kabul edilebilir hale getirmek için yeniden düzenledim (RAW çekmenin faydaları, ilerde gözün aşina olduğu gibi daha iyi düzenlemeler yapabiliyorsun).
Şöyle başlayalım. Bu fotoğraf mesela, objenin kadraja alınması itibariyle tamamen ofsayt. Ama O ışıklı palyaço suratı hoşuma gidiyor işte. Exif, 2008 Aralık diyor, Uğur ile gezerken çektiğimi çok iyi hatırlıyorum ama. Koymadan edemedim.
Yazının devamını oku »